Güzel İskilip

GÜZEL İSKİLİP

Köylerde yaşayanın hayat yolculuğu pek dışarı çıkarıya elvermez. yaz kış demeden çalışmak toprakla uğraşmak hayvanlara bakmakla geçer çocukluk ve gençlik. Olurda Bizim gibi biraz okumaya hevesli olursa Öğretmen olarak buluverir kendini. Devlet derse İskilip’e gideceksin elbette gidilecekti. Polatlı gibi bozkırdan dağların arasında bir şehre girmek ilk başta biz nereye geldik düşüncesi herkeste olduğu gibi Bizde de uyanmıştı. İlk görev yerim Eskişehir Çifteler den sonra bambaşka bir coğrafyaydı burası sanki. Sene 1998 de üç öğretmen birlikte göreve başladık. Tesviye Atelyesinde aşağı yukarı hepimiz aynı yaştaydık yıllarca bu beraberliği sorunsuzca devam ettirdik. O zaman adı İskilip Endüstri Meslek Lisesi çok güçlü bir kadro yapısıyla ilçenin gözde okulu olarak özellikle kırsaldan ve köylerden hatta çevre illerden öğrenci topluyordu. Okulumuzun fiziki yapısı küçük olmasına rağmen her tarafı yaşadığın yeri güzelleştir anlayışla öğrenci ve öğretmenine hitap ediyordu. Buraya göreve başladığımda Sabri Çiçekci Hocamız müdür olarak Bizlere yöneticilik herkesin deyimiyle idarecilik yapıyordu. Okulun güzelleşmesine öğretmen ve öğrencilerinin birlik ve beraberliğin en güzel örneklerini veya fotoğraflarında Sabri Çiçekci Hocamızın imzasını görmek mümkün. Tabiki Lojmanda kalan Öğretmen Arkadaşlarımız EML Pansiyon Personeli de bu eğitim yuvasının güzelleşmesinde çabaları unutulmaz ve hala öyle. Yıllar akıp gidiyordu bu okulda saat 17:00 olur mesai biter öğrenciler evlerine gider ama öğretmenler buradaki rahatlığı huzurun mesainin rutinin atmak için havanın kararmasını beklerdi. Bu kimi zaman okul çalışmaları kimi zaten çay sohbetleri ile devam ederdi. Öğretmen Arkadaşlarla okul geziler düzenlenirdi. Gezilerde Sabri Çiçekci Hocam elinde filmli SLR fotoğraf makinası olayları insanları fotoğraflar dururdu hemde bundan mutluluk duyardı. O da yetmiyormuş gibi tab ettirir dağıtırdı. O zamanlar pek anlamamıştım bunu ne olcakti sanki. Kenardab köşeden az photoshop okulun işleri ile uğraşmaya başlayınca bir gün fotoğraf makinası arkasına kendimi geçmiş buldum. Objektif sökmeyi takmayı dahi bilmiyordum. O zaman yaygın olan Canon A520 ile Bende kocaman çanta taşımaktan bir şekilde kaçmıştım. Nasıl oldu bilmiyorum ama ilk makinam ve fotoğraf yolculuğu 2006 da başlamış oldu. İlk zamanlar 3-5 kare çekerken bunun dozu 50-100 olmaya başladı. Okul ve bahçesi inanılmaz malzeme doluyken yetmedi araziye çıkmaya başladık. Sabri Çiçekci Hocam tüm İskilipin adım adım biliyordu Bizleri öğretti. Her fotoğrafta İskilipin bir başka yönüyle canlı olarak tanışıyorduk. Yaşayan köyler, unutulan köyler, yaşayan dev cevizler  karadutlar ıhlamur fındık  ağaçları keşfettik. Biz o zamana kadar varlığından haberdar bile değildik. Artık fotoğraf makinam çantamdan düşmez oldu A520 nin yanın OLYMPUS eklendi. Uzaklar yakın olmaya başladı yakınlarda daha yakın. Bunları birde CANON sevdası eklemeden olmaz EOS 450D ile görev tamam gibiydi artık. İskilip cadde sokak insan hayat dağ köy yol ova kızılırmak tuzla güneş yağmur ay bulut  sis kar çiçek meyve doğal hayat olarak fotoğraflanabilirdi. Artık olayın farkındaydım çektiğim bir fotoğraf gelecetke bir gün değerlenecekti. Çünkü yaşanan o an asla bir daha geri gelmeyecekti. Fotoğraf o anı öldürmek deselerde görüldüğü yerde tekrar yaşıyordu öğrenmiş oldum. Eğer denildiği gibi unutulursa ölüyordu.  Zaman sene 2020 dönüp baktığımda  ve İskilip ten tayin olalı 9 yıl olmuş. Kareler içindeki hala hayatta olanlar var. Fakat Beni en çok üzen insan eliyle yitip gidenler. Güzel İskilip adıyla bu yolcuğu bir çerçeve içine almaya çalıştım. İnsanların hep yaşadığı yere teşekkür etmesi lazım diye düşündüm. Asla gittiğim yeri yeri yadırgamadım. Elbette insan doğduğu yere borcunu ödeyecek fakat Bence tüm Anadolunun ayrım gözetmeksizin neredeyse orada bir taş üstüne bir taş daha koyması lazım.
Facebook sayfamda 1000’e yakın fotoğraf bulabilirsiniz.
https://www.facebook.com/guzeliskilip/
Hepinize iyi seyirler dilerim.